Bugünkü makalemizde “Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz.
Bir Bardak Cappuccino ve İçimde Kalan Sorular
Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında İçime Yazdığım Cümleler
Kayseri’de sabahlar her zaman biraz sert başlar. Hava ne kadar açık olursa olsun, yüzüne çarpan rüzgâr sana günün kolay geçmeyeceğini hatırlatır. Ben yirmi beş yaşındayım ve bu şehirde yaşamayı hâlâ tam olarak öğrenebilmiş değilim. Belki de öğrenmek istemiyorum, bilmiyorum.
Sabahları uyanır uyanmaz yaptığım ilk şey, mutfaktan bir bardak su almak değil; defterimi açmak oluyor. Günlük tutmak bana nefes almak gibi geliyor. Kelimeler içimde birikmese, boğulacakmışım gibi hissediyorum. O sabah da farklı değildi.
“Bugün içimde tuhaf bir boşluk var,” diye başlamışım yazmaya. Sonra durup uzun uzun pencereye bakmışım. Camın ardında gri bir gökyüzü, uzakta buhar gibi yükselen fabrika dumanları… Ve aklımda tek bir soru: Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi?
O an bu soru bana çok basit görünmüyordu. Sanki hayatımın başka bir yerine dokunuyordu. Sanki yanlış cevabı verirsem, başka şeyleri de yanlış yaşayacakmışım gibi bir his vardı içimde.
Kahveyle Başlayan Küçük Bir Karışıklık
Öğleden sonra evden çıkmaya karar verdim. Kendimi sokağa atmak, yürümek, hiçbir şeye ait hissetmemek istiyordum. Kışın en keskin hali vardı dışarıda. Ellerim cebimde, nefesim buhar olup önümde kaybolurken küçük bir kafeye girdim.
Kapı açılır açılmaz kahve kokusu çarptı yüzüme. O koku, insanın içini hem ısıtan hem de biraz acıtan bir şey. Sanki geçmişte kalmış bir anıyı geri çağırıyor ama tam hatırlatmıyordu.
Kasaya yaklaştım. Barista gençti, benden birkaç yaş büyük ya da küçük olabilir. Gözleri yorgun ama dikkatliydi.
“Ne alırsınız?” dedi.
Bir an duraksadım. Aslında cevabım belliydi: cappuccino. Ama ağzımdan çıkan şey daha karışıktı.
“Cappuccino… ama şey… suyla mı yapılıyor sütle mi?”
Kendi sesimi duyunca bile garip hissettim. Sorunun saçmalığını o an fark ettim ama geri alamadım. Barista hafifçe gülümsedi. Alay etmeden, küçümsemeden… sadece anlamaya çalışarak.
“Cappuccino Sütle Yapılır” Cümlesinin Ağırlığı
“Cappuccino sütle yapılır,” dedi. “Espresso ve süt köpüğüyle.”
O an sanki sadece bir kahve tarifini öğrenmiyordum. Bir şey daha öğreniyordum ama ne olduğunu tam çıkaramıyordum. Başımı salladım.
“Tamam… o zaman bir cappuccino.”
Kasadan uzaklaşırken içimde garip bir kırılma hissettim. Sanki hayatımda yanlış bildiğim başka şeyler de vardı ve henüz kimse onları düzeltmemişti.
Bir masaya oturdum. Cam kenarıydı. Dışarıda insanlar hızlı hızlı yürüyordu. Herkes bir yere yetişiyordu ama kimse gerçekten nereye gittiğini düşünmüyordu gibi geliyordu.
Ben ise sadece oturuyordum.
Ve tekrar aynı soru dönüyordu içimde: Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi?
Bir İlişkinin İçinde Kaybolan Tarifler
Telefonumu çıkardım ama kimseye yazmak istemedim. Çünkü bazı duygular mesajla taşınmıyordu. Parmaklarım masanın üstünde dolaşırken aklıma eski bir konuşma geldi.
O…
Adını yazmak bile içimde küçük bir sızı yaratıyor. Bir zamanlar her şeyim olan, sonra yavaş yavaş hiçbir şeyim haline gelen biri.
Onunla kahve içtiğimiz bir gün vardı. Aynı kafelerde otururduk. O hep sade kahve severdi. Ben ise tatlı şeylere kaçardım; latte, cappuccino, üstü köpüklü ne varsa.
Bir gün bana “Cappuccino aslında sütle yapılır, suyla değil” demişti. O kadar emin konuşmuştu ki, ben de ona inanmıştım.
O an bunu bilmek bana güven vermişti. Sanki o her şeyi biliyormuş gibi.
Ama şimdi düşünüyorum da, sadece kahveyi değil, beni de yanlış anlamış olabilir miydi?
İşte o yüzden o gün kafede sorduğum soru basit bir soru değildi. Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi? Belki de aslında “ben neye inanıyorum?” sorusuydu.
Kayseri’nin Sessizliği ve İçimdeki Gürültü
Şunları da İnceleyin: Can Holding nelerin sahibi ?
Kahvemi beklerken dışarıya baktım. Kar yağmaya başlamıştı. İnce ince, sessizce… ama içimdeki gürültüyü susturacak kadar değil.
İnsan bazen en çok kalabalıkta değil, sessizlikte kaybolur. Kayseri’nin o ağır sessizliği, sanki insanın düşüncelerini büyütüyor. Küçük bir şeyi devasa bir soruna dönüştürüyor.
Ben de öyleydim o an.
Bir bardak cappuccino bekliyordum ama aslında içimde başka bir şey bekleniyordu. Belki bir cevap, belki bir kapanış, belki de sadece “yanlış yapmıyorsun” diyen bir ses.
Ama hiçbir şey gelmiyordu.
Gelen Cappuccino ve Köpüğün Altındaki Gerçek
Garson kahvemi getirdi. Beyaz bir fincan. Üstünde kalın bir köpük tabakası.
İlk yudumu almadan önce uzun süre baktım. Köpük, sanki her şeyi saklıyordu. Altında ne olduğunu bilmiyorsun ama yine de içiyorsun.
İlk yudumu aldım.
Sıcaklık içime yayıldı. O an bir şey fark ettim: bazı soruların cevabı basit olur ama etkisi karmaşık.
Cappuccino sütle yapılır.
Ama mesele bu değildi.
Mesele, benim hayatımda kaç tane şeyi yanlış bildiğimdi.
Bir Günlüğün Sayfalarına Dökülen Kırılma
Eve döndüğümde yine defterimi açtım. Ellerim üşümüştü ama yazmak istiyordum. Çünkü bazı şeyler ancak yazınca yerini buluyor.
“Bugün bir cappuccino içtim,” diye başladım.
Sonra durdum.
Devamını nasıl getireceğimi bilmiyordum. Çünkü o an sadece bir içecekten bahsetmiyordum. Bir ilişkiden, bir güven duygusundan, bir yanılgıdan bahsediyordum.
Kalemim sayfanın üstünde bekledi.
Ve ben yazmaya devam ettim:
“Bana hep bazı şeyleri kesin gibi anlatmışlardı. Ama bugün anladım ki, kesin sandığım şeyler bile yanlış olabiliyormuş.”
Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi? Bu soru artık bir kahve sorusu değildi. Bir yüzleşmeydi.
Geçmişin Tadında Kalan Bir Yudum
Gözlerimi kapattım. O kafeyi düşündüm. Cam kenarındaki masayı. Dışarıda yağan karı. Baristanın sakin sesini.
Ve en çok da kendimi.
Bir şeyleri yanlış bilmenin utancını değil, fark etmenin ağırlığını hissediyordum. Çünkü bazen doğruyu öğrenmek rahatlatmaz; tam tersine sarsar.
Ama o sarsıntı da bir başlangıçtır.
Belki de ilk kez, kendi düşüncelerimi sorgulamaya başlamıştım.
Son Yudum ve İçimde Açılan Boşluk Değil, Alan
Defterimi kapattım ama içimdeki cümleler kapanmadı. O gece uzun süre uyuyamadım.
Kafamda aynı soru dönüp durdu:
Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi?
Sonra fark ettim ki bu soru artık cevap aramıyordu.
Sadece beni uyandırıyordu.
Ve belki de ilk kez, içimdeki boşluk korkutucu değil, yeni bir şeyler için açılmış bir alan gibi görünüyordu.
“Cappuccino suyla mı yapılır sütle mi” konusunu beğendiyseniz Incisosyal sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.